İçeriğe geç

Kişilik bozukluğu hangi hastalık ?

“Kişilik bozukluğu” bir hastalık değil, bazen doğuştan gelen bir yazılım hatası gibi davranan kişilik sistemimizin küçük ama etkili bir sürüm güncellemesi ihtiyacıdır.

Hazırsanız bugün biraz beynimizi kurcalayacağız ama korkmayın, ne kan testi isteyeceğim ne de reçete yazacağım. Çünkü konu ‘kişilik bozukluğu’… Evet evet, kulağa sanki telefonumuza bulaşmış bir virüs gibi geliyor değil mi? Hele de toplumda bu terim öyle bir kullanılıyor ki, sanki sabah uyanınca birisi “Bugün biraz narsistik hissediyorum” diyormuş gibi! Oysa işin aslı hem ciddi hem de fazlasıyla ilginç. Hadi gelin, biraz mizah, biraz bilgi, biraz da dedikodu eşliğinde “Kişilik bozukluğu hangi hastalık?” sorusunu didik didik edelim.

Kişilik Bozukluğu: Beynin Yazılım Güncellemesi Gecikirse…

İlk olarak şu yanılgıyı bir çöpe atalım: Kişilik bozukluğu grip gibi bulaşan bir hastalık değildir. “Aa sende biraz obsesiflik var, bana da geçmesin” diye maske takmaya gerek yok. Kişilik bozukluğu, kişinin düşünme, hissetme ve davranma biçimlerinin toplumun ortalama çizgisinden sapması ve bu sapmanın hem kendisine hem de çevresine zarar vermesiyle ortaya çıkan bir psikiyatrik durumdur.

Bir nevi şöyle düşünün: İnsan beyni bir işletim sistemidir. Çoğumuzda arada sırada aksayan uygulamalar olur ama sistem genel olarak işler. Kişilik bozukluğu olanlarda ise sistemin bazı ana dosyaları yanlış yüklenmiştir. Sonuç? Sürekli donan, bazen aşırı tepkiler veren, bazen de hiç tepki vermeyen bir “benlik yazılımı.”

Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten: Bozukluk Tanısına Yaklaşım Farkları

Şimdi işin eğlenceli tarafına gelelim: “Kişilik bozukluğu” dendiğinde erkek ve kadınların yaklaşımı adeta iki farklı gezegenin iletişim dili gibidir.

Erkek versiyonu: “Tamam sorun var, çözüm ne? İlaç mı? Terapi mi? Format mı atacağız?”

Erkek beyni için kişilik bozukluğu, bozuk musluk gibidir: tespit et, tamir et, hayatına devam et.

Kadın versiyonu: “Hangi travması vardı acaba? Küçükken annesi yeterince sarılmadı mı? Belki aslında çok kırılgan da kendini koruyor…”

Kadın beyni için kişilik bozukluğu, çözülmesi gereken duygusal bir bulmacadır: empatiyle anlamaya çalış, bağlantılar kur, kök sebebi bul.

İşte bu yüzden psikiyatri kliniklerinde en yaygın cümlelerden biri şöyledir:

Erkek: “Hocam düzelsin yeter.”

Kadın: “Hocam önce onu anlamak istiyorum.”

Hangi “Hastalık”mış Bu? En Meşhurlar Sahneye!

Kişilik bozuklukları aslında tek bir hastalık değil, farklı türleri olan bir yelpazedir. En meşhurlarını kısa bir tanıtım turuyla sahneye alalım:

Narsistik Kişilik Bozukluğu: Evrenin merkezinde kendisi vardır. Ayna, en iyi arkadaşıdır. Eleştiriye tahammül yoktur çünkü “kusursuzdur.”

Borderline Kişilik Bozukluğu: Duygusal bir roller coaster. Sabah aşkından ölüyor, akşam nefret ediyor. Bir mesajla göklere çıkabilir, bir sessizlikle dipsiz kuyuya düşebilir.

Antisosyal Kişilik Bozukluğu: Kuralları delmek onun hobisi. Empati mi? O neydi? Manipülasyon onun ikinci dili.

Çekingen Kişilik Bozukluğu: İnsanlarla bağ kurmak ister ama reddedilme korkusu yüzünden bir adım bile atamaz. Sosyal hayatta “arka planda çalışan uygulama” gibidir.

Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu: Mükemmellik takıntısı had safhada. Dosya adları bile alfabetik değilse huzur bulamaz.

Toplumun Aynası: Hepimiz Biraz “Bozuk” Muyuz?

Şimdi sıkı durun: Araştırmalar toplumun yaklaşık %10’unun bir kişilik bozukluğu tanı kriterlerini karşıladığını söylüyor. Ama burada kritik bir ayrım var: Kişilik özelliği ile kişilik bozukluğu aynı şey değildir.

– Özellik: “Ben detaycıyım.”

– Bozukluk: “Detaylar yüzünden hayatım felç oldu.”

Bu farkı anlamak önemli çünkü aksi takdirde herkesin küçük tuhaflıklarını “hastalık” diye damgalamak gibi komik (ve zararlı) bir hata yaparız. Hepimizin içinde bir miktar narsist, biraz obsesif ya da azıcık antisosyal davranış olabilir. Bu bizi hasta yapmaz; bizi insan yapar.

Kişilik Bozukluğu Tedavi Edilir mi? – Erkek Cevabı: ‘Evet’, Kadın Cevabı: ‘Hadi Konuşalım’

İyi haber: Evet, kişilik bozuklukları tedavi edilebilir. Terapi (özellikle BDT ve DBT), bazı durumlarda ilaç desteği ve düzenli psikiyatrik takip ile ciddi ilerlemeler kaydedilebilir.

Kötü haber: Bu süreç bir hafta sonu detoksu değildir. Emek, sabır ve kararlılık ister.

– Erkek için bu, “adım adım ilerleyelim” planıdır.

– Kadın için bu, “birlikte iyileşebiliriz” yolculuğudur.

İki yaklaşımın da değeri vardır; önemli olan kişilik bozukluğunu utanılacak bir etiket değil, değiştirilebilir bir durum olarak görebilmektir.

Final: Kendi Yazılım Güncellemeni Yap!

Kişilik bozukluğu bir “hastalık” değil; beynimizin ve benliğimizin bazı versiyonlarının güncellenmeye ihtiyaç duyduğunu gösteren bir sinyaldir. Bazen bu sinyal yüksek sesle çalar, bazen fısıltı gibidir. Ama mesaj nettir: “Değişim mümkün.”

Şimdi sıra sende:

Kendinde ya da çevrende “güncelleme bekleyen” bir davranış örüntüsü var mı?

Empatiyle mi yaklaşırdın yoksa çözüm odaklı mı?

Peki hangisi daha etkili olurdu?

Yorumlara yaz, birlikte bu konuyu mizahın ve merakın ışığında tartışalım. Çünkü kişilik bozukluğu ciddidir ama onu konuşma biçimimiz öyle olmak zorunda değildir!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
Sitemap
https://betci.co/vdcasinoilbet.casinoilbet güncel girişBetexper giriş adresi güncellendibetexper.xyzelexbet giriş