Hızır Aleyhisselam Yoldaşın Olsun: İzmir’den Günlük Hayata Komik Bir Bakış
İzmir’in bir sabahında, güneş daha uyanmadan sokaklarda kahve kokusu dolaşırken ben oturmuş “Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun” lafını düşünüyorum. Evet, biliyorum, kulağa hem mistik hem de biraz abartılı geliyor. Ama işin içinde bir mizah ve gündelik hayatın absürtlüğü varsa, işte tam da benim sahnem burası.
Önce, kafamda bir senaryo canlanıyor: Arkadaş grubumuzla çarşıda yürüyüş yapıyoruz, biri düşüyor, biri sinirleniyor, ben tabii ki olayı abartıp, “Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun!” diye bağırıyorum. Herkes bana bakıyor, bazıları gülüyor, bazıları hâlâ ne dediğimi anlamıyor. İçimden geçiyor: “Aynen ya, biraz açıklayayım mı, yoksa gizemli bırakayım mı?”
Hızır Aleyhisselam Yoldaşın Olsun Ne Demek?
Türk kültüründe bu ifade, genellikle birine iyi dileklerde bulunurken kullanılır. Sanki “İnşallah sana her zaman yardım eden, koruyan bir dost olur” demek gibi. Ama işin güzel kısmı, bunu söyledikten sonra hemen gerçek hayatta olan absürt durumlara bağlayabiliyorsunuz.
Mesela geçen hafta kafede oturuyorum, yan masadaki amca çantayı düşürüyor. Ben de hemen ağzımdan kaçırıyorum: “Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun!” Amca şaşkın, ben gülüyorum, arkadaşım bana bakıp:
— “Senin arkadaşın kim, Hızır mı gerçekten?”
— “Yok, yok, sadece lafın gelişi ama…” diyorum içimden: (Tamam, biraz da gerçek mi yahu, kim bilir?)
Gündelik Hayatta Yoldaş Olmak
İşte burada işin mizahi tarafı devreye giriyor. İnsanlar sürekli “arkadaşın olsun” der ama hiçbiri Hızır gibi bir dostun varlığını hayal etmez. Benim kafamda ise şöyle bir tablo var: Ben İzmir’in kalabalık sokaklarında, kahvemi yudumlarken bir yandan düşen cüzdanları topluyorum, bir yandan da “Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun” diyerek çevreme pozitif enerji saçıyorum. Tabii bazen abartıyorum, bazen de kendimle dalga geçiyorum:
— “Evet, 25 yaşındayım, hala her şeyi fazla düşünüyorum ama bunu yaparken de insanlara tebessüm ettiriyorum. Çok mu filozof, çok mu deli? İkisi bir arada işte.”
İzmir’de Yoldaşlık ve Hızır
İzmir’de yaşam, insanı hem rahat hem de hızlı düşünmeye zorlar. Mesela Alsancak’ta yürürken birisi cüzdanını düşürüyor, biri kediye çarpıyor, biri telefonunu düşürüyor ve ben tüm bunları gözlemleyip “Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun” diye geçiriyorum içimden. İnsanlar fark etmez ama işte bu küçük dualar, küçük espriler, hayatın tuhaflığını azaltır.
Bir arkadaşım geçen gün dedi ki:
— “Sen sürekli espri yapıyorsun, ama sanki içten içe her şeyi fazlasıyla düşünüyorsun.”
— “Bingo!” dedim. “İşte tam olarak bu. Hem güldürmek hem de düşündürmek. Bazen insanlar bunu anlamıyor, ama önemli değil. Hızır yoldaş, o zaten anlıyor.”
Kısa Diyaloglarla Hayatı Anlatmak
Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun lafını günlük hayata adapte etmek için kısa diyaloglar çok işe yarıyor. Mesela kafede:
— “Kahveni döktün ha?”
— “Evet, ama merak etme, Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun.”
— “Ne alaka?”
— “Bilmiyorum, sadece öyle söyledim. Kendimle dalga geçiyorum.”
Veya metroda biri ayağınıza basıyor:
— “Hadi canım, sakin ol. Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun.”
İçten bir gülümseme gelir, gerilimi azaltır, hayat hafifler.
Mizah ve İçsel Düşünceler
Benim gibi, her şeyi fazla düşünen bir genç için bu lafın sihri, hem kendini hem başkasını rahatlatmakta yatıyor. Mizah, her zaman bir savunma mekanizmasıdır. Ama “Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun” dediğinizde, sadece gülmekle kalmazsınız; bir nebze de içsel huzur verirsiniz.
Bir keresinde markette sırada beklerken kendi kendime düşündüm:
“Acaba ben bu cümleyi fazla mı kullanıyorum? İnsanlar deli mi sanacak?”
Ama hemen yanımdaki çocuk düşen ekmeği aldı ve annesine verdi. Ve ben:
— “İşte bu! Hızır yoldaş var demektir.”
Sonuç Olarak
“Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun” sadece bir dua veya dilek değil, aynı zamanda günlük hayatın absürtlüğünü ve mizahını yakalamanın bir yolu. İzmir’deki yaşamın hızına, arkadaş ortamlarının enerjisine ve kişisel içsel dalgalara iyi bir karşılık.
Hayat kısa, insanlar telaşlı, ama bir yandan da komik. Ve işte bu laf, hem gülümsetiyor hem de içsel bir güven veriyor: Sanki her durumda yanınızda görünmeyen ama hep hazır bir yoldaş varmış gibi. Ben bunu bir genç olarak hem mizah hem de düşünceyle harmanlıyorum ve günlük hayatta küçük ama değerli bir sihir yaratıyorum.
İster çarşıda, ister kafede, ister metroda olun, “Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun” dediğinizde, hem kendinizi hem de çevrenizi hafifletiyorsunuz. Ve unutmayın, gülmek bulaşıcıdır; hatta bazen kendinizle dalga geçmek bile yoldaşlığın en saf hâlidir.