Glam and Glitter Ne Demek?
Hadi itiraf edelim: İzmir’de yaşıyoruz, ama bizdeki “glam” biraz farklı! Gerçekten… Bazen akşamları iş çıkışı Karşıyaka’da bir kafede otururken, bir yandan elinde latte, bir yandan telefonla sosyal medyada gezinen insanları izlerken, “Hangi birini anlatsam?” diye düşünüyorum. “Glam” demek, aslında burada her şeyin parlayarak sunulması değil mi? Evet, işte bu yazı tam da o parıltılı ve ışıltılı dünyaya dalacak!
Bugün, belki de hepimizin duymaktan gına geldiği ama anlamını tam olarak bilmediğimiz bir ikiliyi tartışacağız: Glam and glitter ne demek? Bunu duyduğumuzda gözümüzde bir şıklık, bir ışıltı belirir, değil mi? Ama belki de aslında bu terimler bir parça daha karmaşık! O yüzden bu yazıda, gelin hem gülelim hem de öğrenelim.
Glam: Şıklık, Zarafet ve Biraz da Yüksek Ses
Önce “glam” ile başlayalım. “Glam”, İngilizce “glamour” kelimesinden türetilmiş, yani aslında “çekicilik” ya da “göz alıcılık” demek. Ama bu öyle sıradan bir çekicilik değil. O bildiğimiz, “Herkesin bakışlarını üstüne toplamak” gibi bir şey. Kısacası, “glam” demek, şıklığın biraz abartılı hali demek. Ama abartılı derken, kötü anlamda değil!
Bunu İzmir’de yaşayan biri olarak şöyle anlatabilirim: Yalnızca 9 Eylül Meydanı’nda yürürken, insanlar gerçekten senin tarzını merak ediyorlar, ama kimse sana bakmak için sana 30 saniye daha fazla süre vermiyor. Yani, “glam” olmak demek, biraz o dikkatleri üzerine çekmek, ama sanki hiç fark edilmemiş gibi yürüyüp gitmek demek. Anladın mı? Yoksa ben mi yanlış anladım?
Örnek:
Ayakkabılarımı yere vurduğumda, herkesin sesini duymalıyım.
O kadar parlayan bir ruj sürdüm ki, gece karanlıkta ışıkları açtılar! (Ve ben hâlâ çözemedim: Niye? Neden parlayan ruj?)
Bir arkadaşım geçenlerde bana şöyle demişti: “Bir ‘glam’ havası almak istiyorsan, önce sarı ışıklı bir ortamda yürüyüp, gözlerine bakmak lazım.” Tabi ben de ona şu şekilde yanıt vermiştim: “Vallahi, sarı ışıkta herkes bir şekilde güzel görünür, senin ‘glam’ dediğin de o. Hadi gel, biraz realist olalım.”
Ama sonuçta şıklık, bir nevi gösteriş. Ve bazen bu gösteriş, bizim kafamızda büyük bir yansıma yaratır.
Glitter: Biraz da Parıltı
Şimdi gelelim “glitter” kısmına. Ya da Türkçesiyle, “parıltı.” Ama burada biraz karmaşık bir durum var. Parıltı dediğimizde aklımıza genellikle bolca sim gelir, değil mi? Yani, aslında bu tamamen “ışıltılı” bir dünya. Tamam, parıltı sadece gözlerde değil, her yerde var. Ama burada önemli olan sim ve ışıltı…
Bir kere, “glitter” kullanmak cesaret ister. Çünkü simin, ciltte birikmesi gibi bir sıkıntısı vardır. Bir gün yataktan kalkar kalkmaz kendime bakıp: “Ulan, bir tane tüy dökülmesi yetmezmiş gibi, şimdi her yerde sim var!” diyebilirim. Bu da şunun anlamına gelir: “Glitter” sadece cildini değil, etrafını da sarmalıdır.
Bir de şöyle bir şey var: Benim aklımda glitter, daha çok geceyi anlatan bir şey. Yani sabah uyanıp, “Hadi ben bir parıltı ekleyeyim!” demek garip olurdu. Çünkü o sabahki yüzüm, bana “Günaydın, çok şanslısın, simle uyanmadık” mesajını veriyor. Ama gece ise tamamen farklı! Işıltılı ve simli her şey… Ama bazen o kadar fazla sim oluyor ki, sanki dışarıya adım attığınızda gökyüzü patlayacak ve o parıltı size doğru gelecekmiş gibi hissediyorsunuz. Yani, bir anlamda, “glitter” biraz da denge gerektiriyor.
Glam and Glitter Ne Demek? İki Farklı Ama Birlikte Mükemmel
Glam ve glitter aslında çok farklı iki şey gibi görünse de, birlikte oldukça uyumlu. Bu ikili, şıklıkla parıltının birleşimidir. Ve ben bir insan olarak, her iki kavramı da genellikle abartırım. Çünkü neden olmasın? Bazen dünyaya gözlük takmış bir şekilde bakıyormuşum gibi hissediyorum. Bazen de, “Aaa, bu ne kadar parlak!” diye bakarken buluyorum kendimi.
Örneğin, bir düğüne davet edildim. Ne giyeceğimi düşünürken birden aklıma geldi: “Glam ve glitter! İkisini de karıştırabilirim!” O an gözlerimde sim, dudaklarımda kırmızı ruj ve giysimde zarif bir taşlı elbise vardı. Ama içimden bir ses, “Biraz fazla değil mi?” diye bağırıyordu. Giydiğim elbisenin, sanki tüm odadaki ışıkları çekmesi için tasarlandığını fark ettim. Ama aynı zamanda, sanki yer çekimi bu parıltıyı daha fazla tutmaya çalışıyormuş gibi. “Glam ve glitter ne demek?” diye sormak, o kadar basit olmuyor bazen. Çünkü ikisini kombinlerken, biraz abartmak lazım. Ama dikkat edin, çok abartmak da hiç şık olmaz!
“Glam and Glitter” Hayatımıza Nasıl Girdi?
Glam ve glitter’ı kim icat etti, onu da merak ediyorum. İzmir’de sokaklarda yürürken her yerden parıldayan taşlarla karşılaşıyoruz. Kim bilir, belki bu taşlar, o eski Yunan’daki parlak fikirlerin bir kalıntısıdır! Kimseyle tartışmaya girmiyorum, çünkü sonuçta: Kim ne derse desin, parıltı… Bir noktada hepimizin hayatına girmiştir.
Ve işte o anda, “Glam and glitter ne demek?” sorusunun cevabını buldum: Bir anlamda, hayatımıza ışıltı katmak ve hem şıklığı hem de neşeyi dengelemek! Yani, belki de her şey biraz gösterişten ibaret değil; belki biraz eğlence de eklemeliyiz. Unutmayın, her sim parçası bir hayaldir.
Sonuç: Glam ve Glitter, Hadi Kullan!
Glam ve glitter ne demek? İşte bu! Şıklık ve ışıltının mükemmel birleşimi. Bir yandan, göz kamaştırıcı ve zarif, bir yandan da eğlenceli ve sıradan her şeyin ötesinde. Sen de bu ikiliyi kullanırken, hayatına biraz eğlence katabilirsin. Kafanı fazla takma, her şeyin dengesi önemli: biraz “glam” ve biraz “glitter” ile her anı parlatabilirsin!