İhtiyati Tedbir İcra Satışına Engel Midir? Gece işten eve dönerken aklıma takıldı: “İhtiyati tedbir icra satışına engel midir?” Önce biraz karışık geldi, sonra düşündüm ki aslında hepimizin hayatında karşılaşabileceği bir durum bu; borç, mal, haciz… İnsan ister istemez merak ediyor, ne kadar güçlü bir koruma sağlıyor bu tedbirler, ne kadarını etkiliyor gerçek hayatta. İhtiyati Tedbir Nedir, Kısaca Hatırlayalım Ofiste bir dosya arasında kaybolurken kendi kendime soruyorum: “Yani ihtiyati tedbir ne demek, aslında ne işe yarıyor?” Basitçe söylemek gerekirse, mahkeme bir malın ya da hakkın borçlu tarafından devredilmesini, satılmasını ya da elden çıkarılmasını önlemek için geçici bir önlem koyuyor. Mesela benim…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Tek Kişilik Puffy Battaniye Kaç İp Gider? İşin Aslı Ne? Evet arkadaşlar, konuya direkt giriyorum: Tek kişilik puffy battaniye kaç ip gider? Öncelikle şunu netleştirelim, battaniye yapmak öyle “al, ör, bitsin” meselesi değil. Özellikle puffy dedikleri o kabarık, sanki bulutun üzerinde uyuyormuşsun hissi veren modeller, biraz ciddi planlama ister. Ama öyle standart, herkesin söylediği gibi “2-3 yumak yeter” gibi basit bir cevap yok. Tamamen ip kalitesi, örgü sıklığı, battaniyenin boyutu ve senin örgü tarzınla alakalı bir durum bu. Sevdiğim Yanları: Puffy Battaniyenin Büyüsü Önce iyi tarafıyla başlayalım. Puffy battaniye gerçekten muazzam bir rahatlık sunuyor. İzmir’in kışları sert değil ama bazen…
Yorum BırakKanaat Kelimesi Nasıl Yazılır? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Hayat boyu insan davranışlarını gözlemlemeyi, neden böyle davrandığımızı anlamaya çalışmayı merak ettim. Basit bir kelimenin yazımı, zihnimizdeki bilişsel süreçlerden duygusal tepkilere, sosyal etkileşimlerden kültürel normlara kadar birçok faktörle ilişkili olabilir. “Kanaat” kelimesinin yazımı üzerine düşündüğümde, sadece doğru yazımı öğrenmek değil, aynı zamanda bu kelimenin temsil ettiği kavramın psikolojik yansımalarını da mercek altına almak istedim. Bilişsel Psikoloji Perspektifi Bilişsel psikoloji, insan zihninin bilgi işleme biçimlerini inceler. Bir kelimenin doğru yazımını hatırlamak, hafızanın çalışma biçimiyle doğrudan bağlantılıdır. Özellikle işlemsel bellek ve uzun süreli bellek süreçleri, yazım hatalarını azaltmada kritik rol oynar. “Kanaat” kelimesinin yazımı…
Yorum BırakCam Bardak Saydam mıdır? Geleceğe Bakan Bir Zihnin İç Diyaloğu Ankara’da sabahları ışık biraz farklı düşer. Sert değil ama nettir; sanki her şeyin kenarlarını daha belirgin gösterir. 28 yaşındayım, teknolojiye meraklıyım ve açık konuşmak gerekirse geleceği fazla düşünen biriyim. Bazen sıradan bir nesne bile zihnimde büyür. Bugün o nesne: Cam bardak saydam mıdır? Basit bir soru gibi duruyor. Ama zihnimde açılan kapı hiç basit değil. Çünkü cam bardak sadece bir mutfak eşyası değil; geleceğin malzemeleri, şehirleri, hatta insan ilişkileri hakkında bile bana bir şeyler söylüyor gibi hissediyorum. — Cam Bardak Saydam mıdır? Temel Gerçek ve Bugünün Dünyası Bugünün bilimsel dünyasında…
Yorum BırakHızır Aleyhisselam Yoldaşın Olsun: İzmir’den Günlük Hayata Komik Bir Bakış İzmir’in bir sabahında, güneş daha uyanmadan sokaklarda kahve kokusu dolaşırken ben oturmuş “Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun” lafını düşünüyorum. Evet, biliyorum, kulağa hem mistik hem de biraz abartılı geliyor. Ama işin içinde bir mizah ve gündelik hayatın absürtlüğü varsa, işte tam da benim sahnem burası. Önce, kafamda bir senaryo canlanıyor: Arkadaş grubumuzla çarşıda yürüyüş yapıyoruz, biri düşüyor, biri sinirleniyor, ben tabii ki olayı abartıp, “Hızır aleyhisselam yoldaşın olsun!” diye bağırıyorum. Herkes bana bakıyor, bazıları gülüyor, bazıları hâlâ ne dediğimi anlamıyor. İçimden geçiyor: “Aynen ya, biraz açıklayayım mı, yoksa gizemli bırakayım mı?”…
Yorum BırakHPV Kaç Yılda CIN Yapar? Eskişehir’den Gündelik Bir Bilimsel Bakış Eskişehir’in o rüzgarlı sokaklarından birinde, üniversitedeki laboratuvarımda mikroskop başında çalışırken aklıma geldi: İnsanlar sık sık “HPV kaç yılda CIN yapar?” diye merak ediyor. Ben 27 yaşındayım, üniversitede araştırma görevlisiyim ve günün çoğunu veri ve hücre örnekleriyle geçiriyorum, ama kafam hep meraklı gençlerin anlayacağı dille bilim anlatmakla meşgul. O yüzden bugün bu soruyu hem bilimsel hem de günlük hayatla ilişkilendirerek anlatacağım. İlk olarak CIN ne demek, ona bakalım. CIN, yani Servikal İntraepitelyal Neoplazi, rahim ağzındaki hücrelerin normalden farklılaşması durumunu ifade ediyor. Hafif bir değişiklikle başlayabilir, ama bazı durumlarda zamanla ciddi bir…
Yorum BırakAtike Annemiz Kimdir? Hayatın İçinden Bir Portre Geçen gün akşam ofisten çıkıp vapura bindiğimde, kendime sordum: “Atike Annemiz kimdir?” Hani, bazen bazı isimler öyle bir çekiyor ki insanı, merak etmeden duramıyor. İstanbul’un sabah trafiğinde, vapurun sallantısında düşünürken bir yandan da içimden geçiriyorum; bu sorunun cevabı sadece tarihsel bir bilgi değil, bir yaşam öyküsü, bir hikâye demek. O yüzden sakin kafayla, elimden geldiğince anlatmak istiyorum. Geçmişten Bugüne Atike Annemiz Atike Annemiz, Osmanlı tarihinin önemli figürlerinden biri. Evet, kulağa klasik geliyor, ama onun yaşamına dair detaylar çoğu zaman göz ardı ediliyor. Sadece bir isim olarak değil, dönemin sosyal ve kültürel yapısını şekillendiren…
Yorum BırakGeçmişin İzinde: Senet Arkası Ciro ve Tarihsel Süreç Geçmişi anlamak, bugünü yorumlamanın temel taşıdır; tarih boyunca insanlar, ekonomik ilişkilerini güvence altına almak ve borç alacak düzenlerini sağlamak için farklı yöntemler geliştirmiştir. Senet arkası ciro, bu yöntemlerden biri olarak hem ticaretin hem de toplumsal güven mekanizmalarının evrimini gözler önüne serer. Bu yazıda, senet arkası ciro uygulamasını tarihsel bir perspektifle ele alacak, dönemeçleri, toplumsal dönüşümleri ve kırılma noktalarını kronolojik olarak inceleyeceğiz. 1. Senet Arkası Ciroya Giriş ve Erken Dönem 1.1 Temel Kavramlar Senet arkası ciro, bir senedin alacak hakkının üçüncü bir kişiye devredilmesi işlemidir. Bu yöntem, özellikle ticaretin yoğunlaştığı dönemlerde ekonomik ilişkilerin…
Yorum BırakYağmurlu Bir Sabah ve Tarihin Gölgesinde Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, yağmurun yüzüme vurduğu o sabahı hâlâ hatırlıyorum. Şemsiyem yoktu, ıslanıyordum ama garip bir şekilde içim ısınmıştı. Çünkü elime eski bir kitap geçmişti; kapağında “İngiliz İmparatorluğu Tarihi” yazıyordu. Kitap, tarih derslerimde gördüğüm soğuk rakamları değil, insanın ruhuna dokunan hikâyeleri saklıyordu. Sayfaları çevirdikçe gözlerim büyüyordu, kalbim hızlı hızlı atıyordu. İngiliz İmparatorluğu… Kaç yıl sürdü acaba? Kitapta yazdığına göre yaklaşık 400 yıl. 1497’de başlayan macera, 20. yüzyılın ortasında sona ermişti. Ama işte tam o anda bir şey hissettim; tarihin soğuk rakamları bir anda insanın ruhuna dokunan bir ağırlığa dönüştü. 400 yıl! Bu süreyi…
Yorum BırakGüç, Kurumlar ve Kalp: Siyaset Biliminden Tıbba Bir Analitik Bakış Toplumsal düzeni, iktidarı ve yurttaşlık kavramlarını düşündüğümüzde, her bir organımızın işleyişine dair metaforlar bulmak mümkündür. Kalp kası iltihabı, tıbbî bir durum olarak bireysel sağlığı tehdit etse de, siyaseten düşündüğümüzde, bir toplumda meşruiyet krizlerinin veya katılım eksikliklerinin yarattığı stresle benzeşimler kurabiliriz. Peki, bir toplumun “kalbi” olan kurumlar, ideolojiler ve yurttaş katılımı zayıfladığında, hangi siyasal “iltihaplar” ortaya çıkar? Ve bireysel sağlık metaforu üzerinden, güncel siyasal olayları nasıl okuyabiliriz? İktidar ve Kalp Kasının Metaforu Kalp kası iltihabı, tıpta genellikle viral enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi tepkileri veya bazı ilaçların yan etkileri sonucu ortaya çıkar. Toplumsal…
Yorum Bırak